Diyet, vücudun olması gereken kiloya ulaşmasını ve orda sabit kalmasını hedefleyen bir tür yeme alışkanlığı reçetesidir. Sadece zayıflamak için yapılmaz. Sağlıklı beslenmek Wellness kültürünün de önemli bir unsurudur. Her insanın vücut metabolizması ayrıdır. Herkesin kendine ait bir diyet programı olmalıdır. Yani internetten ya da başkasının ona yararlı bir programı size de yararlı olacak anlamına gelmez. O yüzden herhangi bir diyet programı bize yarar getirmez. Bizi meydana getirecek yiyecek ve içecekleri bilinçli seçerek ve tüketerek zaten doğal bir diyet programındayız demektir. Buna küçük ama etkili bazı teknikleri de katarak kendi kendimizin diyetisyeni olmak en sağlıklısıdır.
Günümüzde stresin yaşamımızı etkilediği çok açıktır. Kilo alıp vermede de bu etki görülür. Stresli anlarda metabolizma ve hormonal sistem anormal çalıştığından dolayı stres kontrolü diyet programlarında çok önemli bir yere sahiptir. Stres anında vücut savaş hazırlığı yaparcasına anormal davrandığından dolayı, metabolizma ve hormonal sistem tamamen anormal çalışır ve vücuda çok büyük zararlar verir. Çok şiddetli stres insanı komaya sokabilecek güçtedir. Özellikle fıtığın asıl nedeni ağırlık kaldırmak ve yanlış pozisyonda ani hareket yapmak değil, stres nedeniyle omurga bölgesindeki kasların kaskatı kesilmesi ve ani hareketle oluşan yırtılmalardır.
Bedenimize aldığımız tüm içecek ve yiyecekler, başta fiziksel olmak üzere, zihinsel, duygusal ve spritüel olarak bizi etkiler. Öyle ise kişinin hak ettiği saygı ile beslenmesi gerekir. Sadece doymak için değil, bilinçli bir şekilde yemek ve içmek insanın kendisine olan saygısını gösterir. Ne yazık ki bazen insanlar arabasına verdiği değeri kendine vermekten sakınıyor. Öncelikle yediklerimizin farkına varmamız gerekiyor. Neyi, niçin, ne zaman, ne kadar yiyoruz. Bol miktarda su içtiğinizden de emin olun.( Bunu idrarınızın renginden anlayabilirsiniz. Çok açık sarı renkteki hemen hemen kokusuz idrar çok su içildiğinin bir göstergesidir ) Zira bol su içmek, sindirime yardımcı olduğu gibi sizi dinç ve enerjik de tutar.
İkinci olarak belirli bir hedefiniz olsun. Örneğin daha iyi görünmek, daha sağlıklı ömür geçirmek, geç yaşlanmak vb. ve bu hedefe sıkı sıkı bağlı kalın. Ancak unutulmamalıdır ki yemek de bir alışkanlıktır ve değişmesi çok kolay değildir. Örneğin çaya 4 şeker atan birine “hiç atma!” demek doğru değildir. Aşama aşama hedefe yaklaşmak en iyisidir. Ve son olarak değişim için kendinize göre plan – program yapın. Genel hedefinizi daha spesifik, dar ve ulaşılması daha kolay parçalara bölmek için planlar yapın. Örneğin birinci plan “Daha çok sebze yiyeceğim” “Unlu mamüllerden mümkün olduğunca uzak duracağım” “Günlük 30 dakika spora zaman ayıracağım” “Yemekleri kızartma yerine haşlama ya da fırında pişireceğim” gibi… Hedeflerinize doğru yol alırken sabırlı olun ve eski alışkanlıklarınıza ve çevrenizdeki insanların sizi yavaşlatan açıklamalarına kulak tıkayın. Eğer hedefinizden saptırıcı eski alışkanlıklara dönerseniz çok kafanıza takmadan kaldığınız yerden devam edin. Ancak bu davranışınız için kendi kendinize küçük cezalar verebilirsiniz ki bir daha o hataya düşerken onu hatırlayın. Örneğin, bir kutlamada yağlı bir pasta yediğinizde yarın ki spor programınızı 3 katına çıkarın. Planınıza göre her bir küçük hedefe ulaştığınızda kendinizi ödüllendirin. Bu kendiniz için bir hediye almak, sinema ya da tiyatroya gitmek vb olabilir. Ve tabii ki planınızı her hafta ya da 15 günde bir kontrol ederek ölçme değerlendirme yaparak kendinizi takip edin.



0 yorum:
Yorum Gönder