Fitoterapi bitkilerle tedavi anlamına gelir. Günümüzde eczacılığın “farmakognozi” ana bilim dalı altında ele alınır. En çok geliştiği ülke Almanya’dır. 20.yüzyılda kimya ve biyokimya alanındaki gelişmeler sonucunda bitkilere ilişkin toksikolojik, farmakolojik ve klinik çalışmalar yapılabilme imkanı doğmuş ve ilaç yapımında bu bitkilerden faydalanma artmıştır. Kullanılan kimyasal ilaçların bir bölümünün içeriğinde de bu araştırmalardan elde edilen bulgularda ortaya çıkan maddeler yer almaktadır
Bitkilerin sağaltımda kullanılışına ilişkin ilk yazılı belge M.Ö. 3000'lere kadar geri gitmektedir. Mezopotamya bölgesindeki Sümer, Asur, Akat gibi uygarlıklarda bitkisel ilaçların kullanıldığı bilinmektedir. Yine Çin ve Hint geleneksel tıbbında da bitkilerin önemli bir yeri vardır. Yunan tıbbının babası sayılan Hipokrat'ın kitabında bitkisel ürünlerden söz edilmektedir. İslam uygarlığında İbn Sina ve Al Gafini'nin bitkisel tıp konusunda önemli eserleri bulunmaktadır. İbn-i Sina "El Kanun fi't tıbb" kitabında sağaltıcı bitkilerin tanıtımı ve kullanılışına geniş yer vermiştir.
Holistik ( Bütünsel ) sağlıkta tamamen doğal olduklarından bitki kürlerinin çok önemli yeri vardır. Bu anlamda bitkiler, hem koruyucu hem de tedavi edici özellikleri vardır. Ancak bunlar modern tıbbın ilaçları gibi ani ve lokal, ilgili bir yere etki etmez. Açıklandığı şekliyle ve istikrarlı bir uygulama gerektirir. Bitkilerin bu özellikleri günümüzde son yıllarda popüler olmasına karşın tarihi geçmişi insanlık kadar eskidir ve kadim bir şifa sanatı olarak bilinir. Ancak, bitki kürlerinin fazlası ya da yanlış kullanımı bazı sorunlara neden olabilir.O yüzden sadece kulaktan dolma bilgiyle ve kafamıza göre kullanmamalıyız. Eğer reçeteyle bir ilaç kullanıyorsanız, doktorunuza kullanmak istediğiniz kürü belirtmelisiniz ki diğer ilaçların etkisini azaltmasın ya da bir ters etki oluşturmasın.
Bitkileri kullanma biçimleri önemlidir. Doğru bitki seçimi, doğru hazırlama ve doğru uygulama çok önemlidir. Bunlardan biri eksik olursa şifalı bitkiden istenilen verim alınamaz. Aşağıda bazı kullanma biçimleri belirtilmiştir. Bunlardan en önemlileri ; Soğuk suda yumuşatma, tentür hazırlama, bitki lapası hazırlama, yağ hazırlama, oturma banyosu ve haşlayarak demleme sayılabilir.
Soğuk Suda Yumuşatma :
Bazı bitkiler sıcaklığın etkisi ile şifalı güçlerini yitirebilecekleri için kaynatılmamalı ve haşlanmamalıdır. Bu tür bitkilerden elde edilen çaylar soğuk su ile hazırlanır. Belirtilen ölçüde bitki genelde geceleri soğuk suda 8-12 saat süre ile bekletilir. Süre dolduktan sonra süzülür ve içilebilecek derecede ısıtılarak içilir.
Tentür Hazırlamak :
Tentürler, 35-40 derece alkol içerikli damıtılmış içkilerin veya aynı derecede etil alkol, kanyak veya elma sirkesi kullanımı ile elde edilirler. Bir şişeye ya da ağzı kapanabilir bir kavanoza ince kıyılmış bitkiler gevşekçe doldurulur ve üstüne elma sirkesi eklenir. Sirke bitkilerin üstüne çıkmalı ve kavanozun çalkalanacak kadar kısmı boş kalmalıdır. Ağzı iyice kapatılan şişe ya da kavanoz, 14 gün güneşte bekletilir ve her gün 2-3 kez çalkalanır. Süre sonunda ince bir tülbentle birkaç kez süzülür ve bitki posasının suyu sıkılır. 1-2 gün bekledikten sonra bir kez daha süzülür ve koyu renkli şişelerde saklanır. Serin bir ortamda saklandığında, kullanım süresi 2-3 yıl kadardır. Tentürler, iki biçimde kullanılır. İçten yani doğrudan çaya ya da suya eklenerek, dıştan ise kompres veya friksiyon ( sürülme – ovulma ) biçiminde kullanılır. Tentürler ayrıca banyolara eklenerek de kullanılabilir.
Saplar ve yapraklar tahta bir tabla üstünde lapa haline gelene kadar ezilir. Elde edilen lapa, hasta organın üstüne sürülür ve sargı bezi ile sarılır. Bu lapa kompresi genelde gece boyunca etkilemeye bırakılır.
Yağ Hazırlamak :
Çiçekler ya da yapraklar gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve bitkilerin iki parmak üstüne çıkacak miktarda sızma zeytinyağı eklenir. 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletildikten sonra tülbentten geçirilerek süzülür.
Gerekli bitkiler geceden soğuk suya koyulur. Bir banyo için bir kova dolusu taze bitki ya da 200g kurutulmuş bitki gereklidir. Ertesi gün bu miktar ısıtılır ( kaynatılmaz ) ve süzüldükten sonra küvet suyuna eklenir. Banyo süresi 20 dakikadır. Kalp ve göğüs bölgesi suyun dışında kalmalıdır. Banyodan sonra kurulanılmaz ve durulanılmaz. Bir bornozun içinde, sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir.
Haşlayarak Demleme :
Belli oranda taze ya da kurutulmuş bitki, cam bir kaba ya da metal olmayan başka bir kaba konur. Kaynamaya başlayan su ocaktan alınır ve hazırlanmış olan bitkilerin üzerine dökülür. Kimi zamanda kaynamakta olan su içerisine bitki atılır. Taze bitkilerin demlenmesi için fazla beklemeye gerek yoktur. Çay açık renkli olmalıdır. Kurutulmuş bitkilerin demlenmesi ise biraz daha uzun sürer.



0 yorum:
Yorum Gönder