El ve ayaklarımızda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan, masajdan çok holistik bir şifa yöntemidir. Refleksolojinin ilk uygulama yeri, geleneksel tıbbın doğuş yeri olan antik Çin ve Mısır olarak kabul edilir. Yaklaşık on iki bin yıllık bir geçmişi var olduğu sanılmaktadır. Tarihte bir çok medeniyet hemen hemen her çeşit rahatsızlık ve hastalık için bu yöntemi uygulamıştır. Doğu’da geleneksel olarak hep varlığını sürdüren bu holistik bilim, modern tıbbın merkezi olan Batı’ya, 1900’lü yılların başında Dr. William H. Fitzgerald ile taşınmıştır.
Fiziksel olarak açıklamak gerekirse, eller ve ayaklar üzerindeki refleks noktalarını uyararak ortaya çıkan elektrokimyasal mesajların, sinir hücresi olan nöronların yardımıyla ilgili organı uyarmak amacıyla yapıldığı söylenebilir. Modern Batı tıbbı, bu yöntemi kendine göre tam olarak ispatlayamasa da yadsınamaz faydalarından dolayı kabul etmiştir. Günümüzde bir çok doktor ve enstitü bu şifa yöntemini uygulamaktadır. Çünkü düzenli refleksoloji masajı alanların bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalıştığı, özellikle kışın yaşanılan soğuk algınlığı ve grip tarzı hastalıklara daha dirençli oldukları deneyimlerle sabittir. Ancak bu terapi yönteminin tüm holistik yöntemlerde olduğu gibi enerji bedenimizle de yakından ilgisi vardır. Zaten fiziksel bedenimizle, zihinsel-duygusal ve enerjisel-ruhsal bedenimiz kesin sınırlarla birbirinden ayırmamız mümkün değildir. Ayrıldığı zaman ve diğer beden alanlarımız ihmal edildiği zaman tedavi süreçleri tam olmaz ve rahatsızlık yeniden tekrarlanır.
Her insanın blokaj kombinasyonu farklı olduğundan, tek seansta şifalanma görüleceği gibi istikrarlı seanslar ile belli bir zaman sonra da pozitif etkiler ortaya çıkabilir. Bu kişiden kişiye değişir. Ellerde de bu refleks noktaları vardır ve kişi, refleksoloji masaj tekniğini ve refleks noktalarını öğrendikten sonra kendi kendine de bu terapiyi yapabilir. Ancak bir refleksolojist terapi yapacaksa, uygulamanın daha kolay ve etkili olması için ayaklar tercih edilir. Klasik ayak masajı gibi yağla ve yüzeysel sıvazlamalarla yapılmaz. Refleks noktalarını uyarmak için parmak kenarı baskılarla yapılır. Bu kimi insana biraz acı verir gibi gelse de zamanla alışılır. Zaten refleksoloji masaj terapisi, sadece rahatlamak ve keyif almak için değil, enerjisel ve zihinsel-duygusal blokajlarımızı çözmek niyetiyle yapılmalıdır.
Terapi sırasında ya da takip eden seanslarda, kişi değişik geri bildirimler verebilir. Bunlar; ilgili organın bulunduğu ayak noktasında hassasiyet ya da bir neden yokken gülme, ağlama, iç sıkıntısı, neşelenme, ishal, sık tuvalete çıkma vb. olabilir. İyileşme semptomları ( belirtileri ) denilen bu geri bildirimler şifa sürecinin başladığına iyi bir işarettir ve yılmadan devam edilmelidir ki sonuç alınabilsin. Ancak bazı insanlarda ilk seansta hiçbir belirti de olmayabilir. Bu sistemin işlemediği anlamına gelmez. Daha önce belirttiğim gibi her insanın mekanizması kendine hastır, kimse kimseye ne fiziksel beden olarak ne de zihinsel- enerjisel beden olarak tamamen benzemez.



0 yorum:
Yorum Gönder